Esmaü'l-Hüsna

El-Azîm

Al-ʿAẓīm

العظيم

Pek Büyük, Yüce — kavranamayacak büyüklük, izzet ve celal sahibi. Ayetü'l-Kürsî'nin son bölümünde 'Vehuvel Aliyyul Azîm' olarak zikredilir.

El-Azîm ne demektir?

El-Azîm, Allah'ın 99 isminden biridir; "Muazzam," "En Büyük" anlamına gelir. Allah'ın zatında, sıfatlarında ve azametinde en yüce büyüklüğünü ifade eder — o kadar muazzam bir büyüklük ki yaratılış, ne kadar uçsuz bucaksız olursa olsun O'nun önünde tamamen küçüktür ve gerçek büyüklüğü hiçbir yaratılmış aklın kavrayışının ötesindedir. El-Azîm'in önünde kalpler haşyetle eğilir.

Derinlemesine Anlamı

El-Azîm'in büyüklüğü (azamet) her ölçünün ötesindedir. Uçsuz gökler, denizler ve dağlar, hepsini kapsayan ve aşan bir Büyüklük'e işaret eden küçük birer alâmettir. Kıyamet günü tüm yer O'nun kabzasında, gökler sağ elinde dürülmüş olacaktır (39:67) — tasavvurun ötesinde bir büyüklük tablosu. El-Alî gibi, bu isim de Âyetü'l-Kürsî'ye mühürlenmiştir: "...O, en yücedir, en büyüktür" (2:255).

Kuran'da El-Azîm

  • "...O, en yücedir, en büyüktür (el-Aliyyü'l-Azîm)." (2:255 — Âyetü'l-Kürsî)
  • "Öyleyse en büyük Rabbinin adını tesbih et." (56:74, 56:96)
  • "...O, büyük Arş'ın Rabbidir." (9:129)

Bu İsimle Yaşamak

El-Azîm, kalbi haşyet (heybet) ve hürmetle doldurur; dünyanın imtihanlarını ve kaygılarını perspektife oturtur — zira Muazzam'ın önünde herhangi bir zorluk nedir ki? Namazın rükûunda "Sübhâne Rabbiye'l-Azîm" (En Büyük Rabbimi tenzih ederim) ile yüceltilir. Allah'ın büyüklüğünü ululamak, benliği küçültür, kibri eritir ve kalbi, Büyük diye anılmaya gerçekten layık tek Zat'a mütevazı hürmetle çevirir.

Sık Sorulan Sorular

Rükûda neden "Sübhâne Rabbiye'l-Azîm" denir?

Rükûda kul, Rabbinin önünde eğilir, "en büyük Rabbimi" tenzih eder. Tevazu duruşunun O'nun büyüklüğünü ululamayla eşleşmesi, ibadetin kalbini ifade eder — tüm büyüklüğün yalnız El-Azîm'e ait olduğunu ikrar etmek.

El-Alî ile El-Azîm nasıl bağlantılıdır?

Âyetü'l-Kürsî'nin sonunda birlikte gelirler: "en yüce, en büyük." El-Alî O'nun her şeyin üstünde oluşunu, El-Azîm ise en yüce büyüklüğünü ifade eder. Birlikte, Kuran'da Allah'ın yüceliğinin en muhteşem ikrarlarından birini oluştururlar.

Etimoloji ve köken

El-Azîm (العظيم), "büyüklük, ihtişam, muazzamlık" anlamındaki A-Z-M (ع-ظ-م) kökünden gelir. Bundan azamet (ululuk) ve a'zam (en büyük) gelir. El-Azîm, Muazzam'dır: zatında ve sıfatlarında en yüce büyüklük sahibi, muazzamlığı karşısında tüm yaratılışın küçük kaldığı ve gerçek büyüklüğünü hiçbir aklın kuşatamadığı.

Kaynaklar

Kur'an:
2:255, 9:129, 39:67, 56:74, 56:96, 69:33
Hadis:
Muslim 772 (saying SubhanaRabbiyal-Azim in ruku); Abu Dawud 869 (the glorification in bowing); Muslim 2786 (the greatness of Allah — the heavens in His hand); Bukhari 7382 (the magnificence of Allah on the Day of Judgement)

İlgili terimler