Esmaü'l-Hüsna
El-Kebîr
Al-Kabīr
En Büyük — büyüklükte en üstün; yaratılmışlar arasında celaline denk olabilecek hiçbir şey yoktur.
El-Kebîr ne demektir?
El-Kebîr, Allah'ın 99 isminden biridir; "En Büyük" anlamına gelir. Allah'ın her şeyden büyük olduğunu ifade eder — zatında, sıfatlarında, otoritesinde ve azametinde. Hiçbir mahluk, ne kadar büyük görünürse görünsün, O'nun yanında bir büyüklük taşımaz. Yalnız O gerçekten Büyük'tür ve başka her şeye atfedilen büyüklük ödünçtür ve O'nun önünde küçüktür.
Derinlemesine Anlamı
Bir Müslümanın günde sayısız kez söylediği sözle — Allahu Ekber (Allah en büyüktür) — aynı kökten gelen El-Kebîr, Allah'ın büyüklüğünü her kaygı, korku ve arzunun üstüne koyar. Kişi kalbinde neyi büyütürse büyütsün, Allah daha büyüktür. Namazın başındaki tekbir (Allahu Ekber), bu anlar için hiçbir şeyin O'ndan büyük olmadığının ilanıdır; ve kibriyâ (yüce büyüklük) yalnız O'na aittir, kudsî hadiste olduğu gibi: "Büyüklük ridâmdır."
Kuran'da El-Kebîr
- "...O, en yücedir, en büyüktür (el-Aliyyü'l-Kebîr)." (34:23)
- "Bunun sebebi, Allah'ın hak, O'ndan başka taptıklarının ise bâtıl olması ve Allah'ın en yüce, en büyük olmasıdır." (22:62)
- "Görülmeyeni ve görüleni bilendir; en büyüktür, en yücedir." (13:9)
Bu İsimle Yaşamak
El-Kebîr, müminin önceliklerini yeniden düzenler: Allah kalpte en büyük olduğunda, hiçbir dünyevî korku veya ayartı ona hâkim olamaz. Namazda, ezanda ve zikirde tekrarlanan tekbir, bu hakikati canlı tutar — Allah, her dikkat dağıtıcıdan, her zorluktan ve her arzudan büyüktür. El-Kebîr'i ululamak, kalbi başka her şeye kullukten kurtarır ve gerçekten Büyük olan tek Zat'ın haşyetine demirler.
Sık Sorulan Sorular
El-Kebîr ile "Allahu Ekber" arasındaki bağ nedir?
Aynı kökü (K-B-R) paylaşırlar. "Allahu Ekber" (Allah en büyüktür), El-Kebîr'in manasının sürekli bir ilanıdır — Allah'ın her şeyden büyük olduğu. Ezanda, namazın başında ve boyunca ve zikirde söylenerek, kalbi O'nun yüce büyüklüğüne demirler.
El-Kebîr, El-Azîm'den nasıl farklıdır?
İkisi de Allah'ın büyüklüğünü ifade eder. Âlimler ince nüanslar belirtir: El-Azîm, büyüklüğünün muazzamlığını ve ölçeğini; El-Kebîr ise her şeyden büyük ve üstün oluşunu vurgular. Birlikte, tüm büyüklüğün yalnız Allah'a ait olduğu hakikatini ululaştırır.
Etimoloji ve köken
El-Kebîr (الكبير), "büyüklük, ululuk, üstünlük" anlamındaki K-B-R (ك-ب-ر) kökünden gelir. Tekbir (Allahu Ekber demek) ve kibriyâ (yüce büyüklük) ile aynı köktür. El-Kebîr, En Büyük'tür: zatında, mertebesinde ve azametinde her şeyden büyük olan — herkesten büyük, yanında başka büyüklük olmayan.
Kaynaklar
- Kur'an:
- 13:9, 22:62, 31:30, 34:23, 40:12
- Hadis:
- Muslim 2620 (greatness — kibriya — is My cloak); Bukhari 7405 (the magnification of Allah); Muslim 591 (the takbir and tahmid after prayer); Bukhari 844 (saying Allahu Akbar in remembrance after prayer)
İlgili terimler
El-Aliyy
Yüce, En Üstün — zat, sıfat ve otorite olarak bütün yaratılmışların üstünde olan.
El-Azîm
Pek Büyük, Yüce — kavranamayacak büyüklük, izzet ve celal sahibi. Ayetü'l-Kürsî'nin son bölümünde 'Vehuvel Aliyyul Azîm' olarak zikredilir.
El-Celîl
Celal Sahibi — mutlak celal, izzet ve yücelik sahibi. 'Zül-Celâli vel-İkrâm' isminde İkrâm ile birleşerek Allah'ın hem heybet hem lütuf yönünü ifade eder.
El-Mütekebbir
Yüceler Yücesi — yarattıklarının her türlü ihtiyaç ve niteliğinden münezzeh olan.
Tekbir
Namaza başlarken, hareketler arasında ve birçok başka anda söylenen "Allahu Ekber" (Allah en büyüktür) sözü.